expr:class='"loading" + data:blog.mobileClass'>

15 Ağustos 2013 Perşembe

Bereketli hafta...



''Deliye her gün bayram'' artık bayatlamış bu espriden kurtulup hayırlısıyla bayramı atlatınca yine iş güç meseleri ve günlük hayat telaşeleriyle dolu bir haftaya adım attık.

Ramazan ayından çıkınca bir farklı hissettim sanki her zaman oruçluymuşuz gibi, gün içinde yemek yemek alışılmışın dışında bir şeymiş gibi, sonra çabuk alıştım bu duruma,

En sevdiğim yaz meyveleri incirin ve üzümün zamanı gelmiş,ben de şu aralar bu dal senin o dal benim ağaçların tepesinden inmez oldum,sömürdükçe sömürdüm.



Kapımızdaki kokulu siyah üzümlere çevreden üşüşen yaban arıları şu sıralar pek canımızı sıkmaya başladı,bir ara parmağımı rehin aldı üstüne bir de o sivri mi sivri iğnesiyle damga bastı, parmağım davul gibi oldu üzerine buz koydum ama o ne acı öyle! resmen kalbim parmağımda attı.


üzüm seyvanı kapı dibinde kamelya görevi görmesi açısından iyi güzel ama tam olgunlaştıkları zamanda arıdan geçilmiyor ayrıca haylaz misafir çocukları yedikleri üzüm çöplerini etrafa saçınca temizlemek bayağı zahmetli.

.
Aşırı sıcaklar fındıkların düşmanı,cümbür cemaat köyün yolunu tuttuk,çok fena azmedip bir çuval fındık toplayasım vardı ama hava aşırı sıcak, yine de biraz toplayabildik annemin baklavalarına yeter sanırım.


şimdi sıra bu fındıkları yeşil kabuğundan ayırıp saklamaya geldi.











6 yorum:

  1. Bereketten kasıt arıların bolluğu mu? :)

    YanıtlaSil
  2. Maşallah nasıl güzel üzümler fındıklar.. Nasıl canım çekti.. Selam ve sevgiler..:))

    YanıtlaSil
  3. Bizde de üzüm var böyle. Bizimkinde arı değil ama sinek var yaa :(
    Allah bereketini arttırsın.. :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...